
SİGARASIZ YENİ HAYATINIZA HOŞ GELDİNİZ!
|
En sevdiğiniz koltuğa oturun, rahatlayın,
bir çay ya da kahve için. Bir sigara yakın. Arkanıza yaslanın ve
rahatlayın. Dumanı içinize çekin, dışarı verin. Keyfini çıkarın.
Üzülmeyin nasıl olsa, sigarayı yarın bırakacaksınız, ya da öbür gün,
ya da öbür hafta, belki öbür ay ... Bu tamamen size bağlı, bunu sizin
için bir başkası yapamaz. Kendi kendinize yapmak zorundasınız. Herkes
kendi kararını kendisi vermek zorunda, herkesin bağımlılık durumu
farklı. Ancak, her sigarara tiryakisinin akciğerleri aynı karanlık
görünüşe sahip ve vücutları acı içinde.
Sigara içen herkes onun zararlarını
biliyor. Tüm tavsiyeleri, uyarıları duyuyor, hatta her pakete
baktığında onun sağlık için zararlı olduğunu okuyor. Sigaranın
zararları ile ilgili kampanyaları istemese de fark ediyor. Ancak
bunların hiç biri yeterli olmuyor. Üstelik, halka açık yerlerde,
kapalı mekanlarda, devlet dairelerinde ve pek çok iş yerindeki sigara
yasakları da tiryakilerin günlük sigara tüketimini azaltmıyor. Çünkü,
onlar her zaman bir yolunu bulup istedikleri kadar sigara içiyorlar.
Kısacası, eğer bir kişi sigarayı
bırakmaya hazır ya da kesin kararlı değilse, sigara içmek için geçerli
bir sebep ve uygun bir mekân mutlaka yaratıyor. Sigarayı bırakamamış
tüm tiryakiler bilir bunu. Bazen de sigarayı bırakmak isteyen bir
tiryaki, bir gün hiç içmedikten sonra, "bütün gün dayandım, artık bir
sigara içebilirim" der ve her şey yeniden başlar. Sigaraya yeniden
başlamak için "çok gerildim, çok stres altındayım, bir sigaraya
ihtiyacım var" gibi bahaneler de ileri sürülür. "Birkaç sigaradan ne
olur" düşüncesi de bu konuda çok etkilidir.
Sigarayı bırakmak için, ilk önce karar
vermelisiniz. GERÇEKTEN! Bu kararı kesin olarak verdiyseniz,
sigarayı hayatınızdan sonsuza dek çıkarabilirsiniz.
Alışkanlığınız ya da ondan nasıl
kurtulacağınız konusunda ne yazık ki bir genelleme yapmak pek mümkün
değil. Sizin sigara içme sebepleriniz yada sigara tüketiminiz bir
başkasınınkiyle aynı değildir. Örneğin, bir tiryaki hep aynı markayı
hiç değiştirmeden içebilir, bir başkası ise sürekli değişik markaları
kullanabilir. Ne zaman içtiğiniz, nasıl içtiğiniz, nerede içtiğiniz ve
ne kadar içtiğiniz tamamen size özeldir.
Sigara içilmemesi gereken bir durumda,
bir tiryaki uzun süre çok da fazla çaba göstermeden dayanabilir, bir
başkası bu duruma hiç tahammül edemeyerek, kendisine hemen sigara
içecek bir ortam yaratabilir. Bunun genel bir kuralı yoktur.
Herkesin kendi kişiliği, metabolizması
ve tercihleri vardır. Bir başkası bir diğerine müdahale edemez ya da
kimse kimseye benzemez. Dolayısıyla, sigarayı bırakma kararı da
tamamen kişiseldir.
Ancak şunu unutmamalısınız ki; bu
kararı verdiğinizde kârlı çıkacak olan sizsiniz, böylece sağlıklı ve
daha rahat bir hayata ulaşacağınızı bilin. Biz bu web sitesinde size,
sigaranın tüm yüzlerini, devasa paralar dönen ve sizin sağlınız
pahasına zengin olan bir endüstriyi, ayrıca bu kötü alışkanlıktan
kurtulabilmeniz için başarıya ulaşmış bazı metotları sunacağız.
Hangisini uygulayacağınıza gene siz karar vereceksiniz. Ayrıca
iradenizi güçlendirmek için ve hayat tarzınızı olduğu gibi
değiştirecek olan bu kararı verirken yardımcı olacak önerilerde
bulunacağız. Yeni hayatınıza HOŞ GELDİNİZ!
|
SİGARANIN TARİHÇESİ
Sigaranın, Avrupalı kâşiflerin Kuzey
Amerika'ya gidip, oranın yerli halkıyla barış çubuğu tüttürmesine
kadar uzanan çok eski bir tarihçesi var. Sizlere burada tütünün
kronolojik tarihçesini sunuyoruz:
19. Yüzyıldan Önce Tütün Kullanımı
1492'den önce: Amerika kıtasının
yerlileri tedavi ve dini amaçlarla tütün üretimi yapıyorlardı.
1492: Kristof Kolomb Amerika'yı
keşfetti. Avrupa'ya döndüğünde yanında bu kıtada daha önce hiç
görülmemiş olan tütün tohumları ve yaprakları vardı. Kolomb'un
mürettebatından Rodrigo Jerez tütün içerken görüldü ve şeytan
tarafından ele geçirildiği iddia edilerek hapis cezasına çarptırıldı.
1535: Montreal Adasına ulaşan
Jacques Cartier oradaki yerli halkın kendisine tütün sunmasından sonra
günlüğüne "vücutlarını, ağızları ve burunları sanki birer bacaymışlar
gibi tütene kadar, dumanla dolduruyorlar", "biz de onları taklit
ettik, ancak duman biber gibi acıydı ve ağzımızı yaktı" diye yazmıştı.
1556: Fransa ilk defa tütünle
tanıştı ve Jean Nicot kısa zamanda tütün içmeyi popüler hale getirdi
(19. Yüzyıl bilim adamları "nikotin" olarak tanınan kimyasal maddeye
onun adını verdiler). 1565 yılına gelindiğinde, tüm Avrupa'ya yayılan
tütün alışkanlığı, ünlü İngiliz aristokratı ve şairi Sir Walter
Raleigh'nin tütün içmeye başlamasıyla, İngiltere'ye de girdi.
1610: Japonya'da tütün üretimi
ve içimi yasaklandı.
1612: Amerika'da Virginia'da ilk
defa ticari tütün ekimi yapıldı ve başarıya ulaştı. Amerikalı tütün
ekicisi John Rolfe daha sonra ünlü Kızılderili kızı Pocahontas'la
evlendi. On yıl içinde, tütün Virginia eyaletinin en önemli ihraç
maddesi haline geldi. Tütün ekimi için köle iş gücü kullanılmaya
başlandı.
1618: Virginia 20.000 libre
tütün üretti.
1622: Virginia, bir Kızılderili
saldırısında kolonisinin üçte birini kaybetmesine rağmen 60.000 libre
tütün üretti.
1627:
Virginia, 500.000 libre tütün üretti.
1629: Virginia tütün üretimini
üç katına çıkararak 1.500.000 libre tütün üretti.
1634: Maryland kuruldu.
Maryland'de de tütün üretimine başlandı. Rus Çarı tütün içimini tüm
Rusya'da yasakladı. Tütün içerken yakalananların ceza olarak burnu
kesiliyor, suçun tekrarı halinde ölüme mahkum ediliyorlardı.
1660: Tütün üreticisi olan
Virginia ve Marland kolonilerinde kölelik başladı. Sayıları azalan
beyaz uşaklar yerini kölelere bıraktı. Köle fiyatları tütün
fiyatlarına göre belirlenmeye başlandı.
1676: New France Kolonisinde
sokakta tütün içmek ve tütün taşımak yasaklandı. Bir süre için,
perakende satışta yasaklandı ancak halkın kendileri için tütün
yetiştirmeye başlamasıyla, Kanada'nın tütün endüstrisi düşüş gösterdi.
1732: Virginia'nın en zengin
tütün üreticisi Robert King öldü. Öldüğünde 300.000 dönüm arazisi ve
700 kölesi vardı.
1739: Fransa, Kanada'dan tütün
ithal etmeye başladı.
1761: İngiliz doktor John Hill,
"Cautions Against the Immodetrate Use of Snuff" (Aşırı Enfiye
Kullanımına Dikkat) isimli ve tarihte bilinen ilk tütün-kanser
araştırması olan raporunu yayınladı.
1775: Virginia ve Maryland'in
tütün üretimi 100 milyon libreye ulaştı.
19. Yüzyıl
1800: ABD'nin köle nüfusunun
yarısından fazlası Virginia ve Maryland'deydi. Bu iki eyaletteki
toplam zenci köle sayısı 395.000'di.
1800'lerin başı: Puro tüketimi,
enfiye tüketimiyle rekabet etmeye başladı. Tütün çiğneme ve pipo
kullanımı ortaya çıktı.
1854: 1856 yılında sona eren
Kırım Savaşı başladı. İngiliz ve Fransız askerleri Türk tütünüyle
tanışıp, onu Avrupa'ya götürdüler.
1878: Kanada'nın Ontorio
bölgesinin rahibi Albert Sims "The Sin of Tobacco Smoking and Chewing
Together With an Effective Cure for These Habbits" (Tütün İçme ve
Çiğneme Günahı ve Bu Alışkanlıkları Bırakmak İçin Etkili Tedavi)
isimli kitabını yayınladı.
1881: ABD'de, John Bonsack ilk
sigara yapan makinenin patentini aldı. Böylece ABD, günde 120.000
sigara üretmeye başladı. Bir makine 48 kişinin yaptığı işi yapıyordu.
Üretim maliyeti düştü ve güvenli kibritin de icadıyla, sigara tüketimi
bir anda patladı.
1889: Saint John Hastanesi
sigaranın zararlarını ve gırtlak kanserine neden olduğunu anlatan bir
kitap yayınladı.
1891: Kanada'nın British
Colombia eyaletinde, 15 yaşından küçüklerin tütün içmesi yasaklandı.
1895: Sadece Kanada'da 66 milyon
adet sigara satıldı.
20. Yüzyıl
1903: Kanada, İngiltere ve
Amerika'da sigaranın zararları ciddi bir şekilde ele alınmaya
başlandı, Kanada'da sigaranın yasaklanması için meclise kanun tasarısı
verildi.
1914: Birinci Dünya Savaşının
başlamasıyla, sigarayı yasaklama hareketi sekteye uğradı hatta tüm
dünyada, cephedeki askerlere tütün yollama kampanyaları başladı.
1920'ler: Tüm dünyada sigara
kullanımı hat safhaya ulaştı, bir yılda tüketilen sigara sayısı
milyarları buldu.
1930: Almanya'nın Köln
Üniversite'si bilim adamları sigara ve kanser arasındaki ilişkiyi
istatistiksel olarak ortaya çıkardı.
1934: İlk mentollü sigara
üretildi.
1938: John Hopkins Üniversitesi
doktorlarından Raymond Pearl sigara içenlerin, sigara içmeyenlere
oranla daha genç yaşta öldüklerini belirtti.
1939: Almanya Polonya'yı işgal
etti ve İkinci Dünya Savaşı başladı. Cephedeki askerlere sigara
taşınmaya başlandı.
Bu sırada Alman bilim adamları sigara
ve kanser arasındaki ilişkiyi daha derinlemesine inceleyen yeni bir
istatistiksel rapor yayınladı.
1943: Dünya yetişkin nüfusunun
yaklaşık %60-%80'nin sigara içiyordu.
1944: Amerikan Kanser Derneği,
sigaranın sağlığa zararlı olabileceğini belirtti. Akciğer kanseri ve
sigara arasındaki ilişkinin henüz kesinlik kazanmadığını ama gene de
dikkatli olunması gerektiği hakkında halkı uyardı.
1947: Kanadalı doktor Norman
Delarue akciğer kanseri hastalarının %90'ının sigara tiryakisi
olduğunu gösteren bir araştırma yayınladı.
|
SİGARA DÜNYASI
Nüfusun neredeyse altı
milyara ulaştığı geniş dünyamız üzerinde yaşıyoruz. Pek çok zenginliği
olan dünyamızda tütün çok önemli bir endüstri olmaya devam ediyor.
Yıllık sigara üretiminden her birimize yaklaşık bin paket düşüyor. Bu da
toplam altı trilyon paket sigara yapıyor! Bu rakam, sektörün para
hacminin ne kadar büyük olduğuna dair bir fikir veriyor. Kısacası,
sigara satışı, sektöre yaklaşık 200 milyar dolarlık (yaklaşık 1
Katrilyon 500 Trilyon Türk Lirası) bir gelir sağlıyor ve tabii parayı
paylaşan dev sigara şirketleri, her yıl biraz daha devleşiyor.
Dünyanın en büyük sigara
şirketleri ve bunların pazar payı şöyle:
|
Şirket Adı |
Ülke
|
Pazar Payı (%) |
|
Çin Milli Tütün
Fabrikası |
Çin
|
31 |
|
Philip Morris
|
ABD
|
17 |
|
BAT
|
İngiltere-ABD
|
13 |
|
RJR Reynolds
|
ABD
|
6 |
|
Rothmas International
|
ABD
|
4 |
Ancak, bu ekonomik
faaliyet dünyanın zenginleşmesine hiç de katkı sağlamıyor. 1993 yılında,
Dünya Bankası sigaradan kaynaklanan hastalıkların maddi bedellerini, bu
hastalıklar yüzünden oluşan iş kaybını, sigara tiryakilerinin kaybettiği
iş gücünü, yangın kayıplarını ve sigaraya harcanın parayı hesaplayarak,
tüm bunların dünya ekonomisine yılda net 200 milyar dolar
kaybettirdiğini ortaya çıkardı. Ne yazık ki, bu kaybın yarısı gelişmekte
olan ülkeleri kapsıyor.
Dünyada en çok sigara
tüketen ülke, erkek nüfusunun %60’ının, kadınların ise %8’inin sigara
içtiği Çin’dir. Bu ülkede toplam 385 milyon sigara tiryakisi
yaşamaktadır. Buna bağlı olarak her yıl 750.000 kişi sigaranın yol
açtığı hastalıklardan hayatını kaybetmektedir. DİKKAT EDİN BU SADECE
ÇİN’DE SİGARA YÜZÜNDEN ÖLEN KİŞİLERİN SAYISIDIR!
Dünyada her yıl 4
milyon insan sigaradan hayatını kaybetmektedir. Eğer, gerekli
önlemler alınmazsa bu sayı, önümüzdeki 20 yılda 10 milyona ulaşacaktır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO)
dünyada en büyük sağlık sorunun sigara olduğunu ilan etmiştir.
Türkiye’de ise her yıl
100.000 insanımızı erken yaşlarda sigaraya kurban vermekteyiz; eğer
önlem alınmazsa önümüzdeki 20 yılda bu sayı 250.000’e çıkacaktır.
Her yıl 100 bin kişi
ne anlama geliyor?
- Her gün 1 uçak düşüyor ve 300 kişi
ölüyor
- Her yıl yüz bin nüfuslu bir şehrimize
bir atom bombası atılıyor
- Her gün içi dolu 6 otobüs uçuruma
yuvarlanıyor kimse sağ kalmıyor
|
SİGARA PAZARI
Sonraki Durak:
Gelişmekte olan Ülkeler
Dünyanın gelişmiş
ülkeleri başta Kanada ve ABD olmak üzere sigaraya karşı ciddi bir
mücadele başlattılar. Avrupa ülkelerinde de başlayan anti-sigara
kampanyalarıyla, çok uluslu sigara şirketleri ciddi bir pazar kaybıyla
karşılaştı ve buna bağlı olarak satışlarını gelişmekte olan ülkelere
yönlendirdiler.
Dünya Sağlık Örgütünün
(WHO) verdiği rakamlara göre dünyada her on üç saniyede bir kişi sigara
yüzünden hayatını kaybediyor ve bu rakama ölmeden önce yıllarca acı
çeken insanlar dahil değil.
Dört katrilyon Türk
Lirasından fazla bir hacme sahip olan tütün endüstrisi dünyanın en büyük
endüstrilerinden biri olmayı sürdürüyor. ABD, Kanada ya da Avrupa
Birliği gibi yerlerde devlet, bu dev endüstriyi kırmış durumda ve her
geçen gün sigarayı bırakanların sayısı artmakta. Bu ülkelerde, sigara
reklamları yasaklanmış durumda ve aleyhlerine açılan yüksek tazminatlı
davalar, sigara üreticilerini yıldırmaya devam ediyor.
Tüm bu sebepler, tütün
şirketlerini gelişmekte olan ülkelere yöneltiyor. Çünkü bu ülkelerde
ki kanunlar yetersiz ve olan kanunlar da gelişmiş ülkelerde uygulandığı
gibi uygulanmıyor. Ne yazık ki, bu ülkelerde sigara reklamlarına karşı
hiçbir kanun yok varsa bile yeteri kadar zorlayıcı değil ve sigara
firmalar yeni tiryaki bulmakta hiç zorlanmıyor. Asya kıtasının nüfusu
tüm dünya nüfusunun %60’ını oluşturuyor ve tütün endüstrisini yeni
tüketici arayışında kendine çekiyor.
Batılı sigara markaları
uyguladıkları kampanyalarla pek çok yeni Asyalı tiryaki yaratıyorlar.
Özendirmeye dayalı bu reklamlarla tüm potansiyel tiryakilere ulaşmayı
planlıyorlar. Yüksek fiyattan satılan Amerikan sigaralarını fakir
insanlar alamasa bile, onlardan içmeyi hedefliyorlar. Az gelişmiş
ülkelerde Amerikan sigarası içmek sanki bir ayrıcalıkmış gibi reklam
kampanyaları yürütülüyor. İnsanlar bu sigaraları istemeye başlıyor.
Asya’da pek çok kafe, bar
ya da benzeri yerler sigara firmaları tarafından dekore ediliyor,
özendirici posterler asılıyor, gençler "Marlboro Man" olmaya
heveslendiriliyor. İnsanları sigaraya alıştırmak için bedava sigara bile
dağıtılıyor.
Philip Morris firması,
Asya’da özellikle de Vietnam’da izlediği bu tanıtım kampanyasını
reddediyor, kesinlikle gençleri ve çocukları hedef almadığını iddia
ediyor. Ancak, Vietnam’da düzenlediği etkinlikler durumun hiç de böyle
olmadığını gösteriyor. Örneğin, 1998 yılında yaptığı yılbaşı
eğlencesinde, Philip Morris küçücük çocukları Marlboro renklerinde
yapılmış kovboy elbiseleri giydirerek, Marlboro atlarına bindirerek,
genç çocuklara bedava birer sigara dağıttı.
•
İnsanları Eğitmek için
Çok Çaba Harcanmalı
Ne
yazık ki, insanları sigara konusunda uyarmak ya da onlara sigaranın
zararlarını anlatarak, sigara tüketimini engellemek için çalışan
devletler ya da sivil örgütler çok çetin bir mücadeleyle karşı karşıya
kalıyorlar. Bu konuda cehalet ve gaflet, yazılı uyarıları yetersiz
kılıyor. Çoğu az gelişmiş ülkede insanlar fakirlik sınırının bile
altında yaşıyor. Bu insanların çoğunun televizyonu yok, hatta radyosu
bile yok. Örneğin, Uzakdoğu ülkelerinde yaşayan pek çok etnik grup var
ve bunlar birbirlerinden farklı diller konuşuyor.
Gelişmekte olan ve az
gelişmiş ülkelerdeki doktorların da büyük bir kısmının sigara içiyor
olması, sigara karşıtı çalışmaların inandırıcılığını azaltıyor.
Politikacılar, sanatçılar ya da doktorlar gibi topluma örnek olan
kişilerin sigara içmesi ne yazık ki, insanlara çok kötü örnek oluyor.
Üstelik bu ülkelerde, pahalı sigara içmek, bir statü ya da güç sembolü
haline geliyor ve politikacılar özellikle sigara içiyor.
•
Sigara ve Para
Sigara konusunda en
önemli rolü tabii ki para oynuyor. Tütün çok uluslu firmaların yanı
sıra, devletler için de önemli bir vergi kaynağı. Az gelişmiş ülkelerde
sigaradan alınan vergi, gelişmiş ülkelerinden daha fazla. Bu ülkelerdeki
insanlar için sigara tüketiminin sonuçları da bir o kadar kötü. İngiliz
Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre;
- 1974-1994 arasında Birinci Dünya
Ülkelerinde sigara tüketimi %10 azalırken,
- Az gelişmiş ülkelerde sigara
tüketimi %67 artış gösterdi,
- 2030 yılı itibarıyla sigara
kullanımına bağlı ölümler %600 kat artacak, yani bu sayı şu an 1
milyondan, yedi milyona çıkacak.
•
Bir Başka Pazar, Kadın
Tiryakiler:
Tütün endüstrisi için bir
diğer cezp edici pazarı kadınlar oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütünün (WHO)
raporuna göre günümüzde az gelişmiş ülkelerde yaşayan kadınların sadece
%7’si sigara içiyor. Örneğin, Çin’de erkek nüfusun 1/3’ü sigara içerken,
kadın nüfusunun yalnızca %1’i sigara kullanmaktadır. Ancak, endüstri
kadınları ele geçirmek için, özellikle kadınlara yönelik sigara
markaları üretmektedir. Çin’deki Yurin (Güzel Kadın) isimli sigara
bunlara bir örnektir. Bunun yanı sıra, Philip Morris firması Hong
Kong’da kadınlar arasında Virginia Slims markasını yaygınlaştırmak için
kampanyalar yapmaktadır.
Tütün firmaları için,
gelişmekte olan dünya fazlasıyla kârlı görünmektedir. Ancak, sürekli
önlem alan ve sigara karşıtı kanunlar çıkaran Birinci Dünya ülkelerinde
giderek kârları azalmaktadır.
•
Dünya Savaşıyor
1999 yılı, Mayıs ayında
Cenevre’de, 50 ülke tarafından imzalanan “Tütün Kontrolü Taslak
Anlaşması”, Dünya Sağlık Örgütünün tütün kullanımını engelleme
girişimlerine destek veren ilk uluslar arası anlaşma olmuştur.
Bu taslak anlaşma, tütün
reklamlarının, promosyonlarının yanı sıra tütün üretimi, kaçakçılığı,
vergisi ve yan ürünleri gibi konularla ilgili maddelerden oluşmaktadır.
Bu taslağın, uluslar arası bir anlaşmaya dönüşmesi ve böylece tütün
kullanımına bağlı ölümlerin ve sağlık problemlerinin azaltılması umut
edilmektedir. WHO’nun yanı sıra bu anlaşmanın yapılması için çalışan
diğer organizasyonlar şunlardır: Kanser Birliği, Uluslararası Gelişim
Araştırma Merkezi, Uluslararası Tütün ve Sağlık Ajansı, Uluslararası
Verem ve Akciğer Hastalıkları Birliği ve Uluslararası Tüketici
Birlikleri Örgütü.
Gelişmekte olan ve az
gelişmiş ülkeler de sigarayla mücadele etmeyi öğreniyorlar. Latin
Amerika ülkeleri buna güzel bir örnek. Venezüella, Nikaragua, Guatemala,
Brezilya, Peru ve Ekvator bu konuda birlik yaparak, önlem almaya
başladılar.
|
| |
SİGARA BAĞIMLILIĞI
Tütün Ne Kadar Bağımlılık Yapar?
Bu soruya verilebilecek en kısa
cevap "eroinden daha fazla"dır. Sigaradaki nikotin, ciddi
bağımlılık yapan bir maddedir, insanları genellikle yetişme
çağında kendisine esir etmektedir.
İnsanlar sigaraya genç yaşlarda
başlar ancak yaşlandıkça onu bırakmak zorlaşır. Ergenlik
döneminde sigaraya başlayan çocuklar, hayatları boyunca sigara
bağımlısı olma riski taşırlar.
Gençlerin 1/3'ü sigarayı
denemektir ve bunların yarısı sigara bağımlısı olma riski
taşımaktadırlar. Ne yazık ki, hayatındaki ilk iki sigarasını
tamamen bitiren gençlerin %85'i sigara bağımlısı olmaktadır.
Kısacası bir kere başlayınca bir daha zor bırakılan bu korkunç
alışkanlık, her yıl giderek artan rakamlarda can almaktadır.
|
Neden İçmeye
Devam Ediyorlar?
SİGARA TİRYAKİLERİNİN SİGARA İÇERKEN,
ÇOĞU KEZ SAVUNDUKLARI YANLIŞ İNANIŞLAR :
Sinirlerimi
Yatıştırıyor : Baskı altında olduğunuz ya da uymanız gereken
tarihler veya yerine getirmeniz gereken sorumluluklarınız mevcut olduğu
zaman bir sigara içmenin, sizi sakinleştirdiğini hissedebilirsiniz. Yani
bütün bunlar, bir sigara yakmazsanız, zorlukla göğüs gerebileceğiniz
olumsuzluklardır. Zorlu bir çalışma gününden sonra televizyonun
karşısına geçerek ayaklarınızı uzatıp dinlenir ya da yemekten sonra, bir
tane de sigara yakmanın, günün yorgunluğunu daha kolay atmanıza yardımcı
olduğunu, sizi daha çok rahatlattığını düşünebilirsiniz. Eğer sigara
içmiyor olsa idiniz bütün bu zorluklara iç doğal dengeleriniz ile daha
kolay karşı duracaktınız. Alacağınız, derin bir nefes bile sorunuzun
size baskı yapmasına engel olacaktı. Ne yazık ki şimdi tam anlamı ile
soluk bile alacak temiz akciğerlere sahip değilsiniz.
Beni
Canlandırıyor : Güne canlı bir şekilde başlamak için de sigara
içiyor olabilirsiniz. Bir sigara yakıncaya kadar kendinizi tembel, canı
hiç bir şey yapmak istemeyen ya da huzursuz biri olarak
hissedebilirsiniz. Sigara içmek ayrıca sizin uyanık kalmanızı da
sağlayabilir. Eğer sigara içmiyor olsa idiniz çok daha canlı ve enerjik
olacaktınız. Tam anlamı ile soluk bile alacak durumda değilsiniz. Sigara
ilerde refleksleriniz de azaltacaktır.
Sıkıntılarımı
Gideriyor : Eğer sıkıntılı bir gün geçirmişseniz sigaranın bu
sıkıntıyı giderdiğini hissedebilir ya da zaman geçirmeniz gerektiğinde,
örneğin tren veya otobüs ya da bir arkadaşınızla buluşmak üzere
beklerken sizi meşgul edebilir. Yine sigara, bir işi tamamladığınızda
ödül ya da bir işe başlarken teşvik olarak ta içiyor olabilirsiniz. Bu
tarif tam anlamıyla bir esarettir. Hayatta vakit geçirecek okadar güzel
şeyler var ki. Bir dergi gazete okumak.Bir meyve yemek vücudun gerçek
enerjisini ortaya çıkarır, ağza tat veren asıl güzel ödül odur.
Düşünmeme
Yardım Ediyor : Bir sorunu çözümlemeye ya da bir işi tamamlamaya
çalıştığınız sırada zor anlar geçirebilirsiniz ve sigara size bu zorluğu
atlatmanızda yardımcı oluyormuş gibi gözükebilir. Sigara içmenin,
elinizdeki işin üzerinde konsantre olmanıza veya baskı altında
bulunduğunuz sıralarda daha çabuk düşünmenize yardım edeceğini
düşünebilirsiniz. Eğer tiryaki olmasaydınız işinize daha çok konsantre
olabilirdiniz Unutmayın her nefes sigara yaklaşık 100.000 beyin
hücrenizi öldürüyor. İlerdeki yıllarda reflekslerinizi bile
kaybedebilirsiniz.
Kendime Olan
Güvenimi Artırıyor : Bir topluluk içerisinde bulunduğunuz ve
kendinizi biraz sıkıntınızda hissettiğinizde, özellikle yeni insanlarla
tanıştığınız ya da elinize yeni bir iş aldığınız zamanlarda sigara
içmek, sizi rahatlatabilir. Olasılıkla kendinize pek güvenmediğiniz
zamanlarda sigara içmek, güveninizi artırabilir ya da zihninizi
sorunlarınızdan uzaklaştırmanızda size yardım edebilir. Ne yazık ki
tiryakiler buna kendilerini inandırmışlardır. Eğer sigaradan tamamen
kurtulsalar, kendi başlarına bunların üstesinden daha kolay bir şekilde
geleceklerini göreceklerdir.
Kilo Almama
Yardım Ediyor : Sigaradaki nikotin, yemek yemenize engel olabilir.
Bazı insanlar sabahları kahvaltı etmek yerine bir sigara yakmayı tercih
ederler; diğerleri ise kilo almamak için, ara öğünlerin yerine sigara
içerler. Sigara, kalp atışlarını dakikada 15 sayı daha artırır, jiklede
bir motor gibi daha çok kalori harcarsınız. Sigarayı bıraktığınız zaman
kilonuzda meydana gelen artışı düşünmeniz sizi, bu alışkanlığınızı sırf
bu nedenle devam ettirmenize yetecek kadar etkileyebilir. Sigarayı
bıraktığınızda aşırı yemeye kaçmadığınız süre, önceleri birkaç kilo
almanız çok doğaldır. Daha sonra kazanacağınız enerji ile bu kiloyu çok
rahat verebilirsiniz. Unutmayın; alacağınız bir kaç kilo belki
sağlığınız için gerekli olabilir, fakat sigara sizi süratle ölüme
götürür.
Sigaradan zevk
alıyorum ya da sigarayı seviyorum: Tiryaki olarak bu sözleri
kullanıyor olabilirsiniz. Size bir arkadaş dost gibi gözükebilir. Bir
sevdiğinize söylediğinizden fazla onu sevdiğinizi söyleyebilirsiniz.
Tiryakilerin en çok düştükleri tuzak; belki de bu kelimelerde
yatmaktadır. "Sevgi" "zevk" "dost" bilinç altımız bu kullandığınız
sözleri kaydeder ve sigarayı bırakmak istediğiniz zaman anlamını
bulamadığınız kadar zorlanırsınız.
Unutmayın:
Sigara zevk alınacak sevilecek bir şey asla değil. Bir insanın kuru
üstelik zehirli bir otu sevmesi çok anlamsı bir davranıştır. Sigara zevk
değil olsa olsa acı verir. İnsana dost değil düşmandır.
Bütün bu
yanılgıları bir tarafa bırakıp gerçeklerle yüz yüze gelin: Sigara sizin
dostunuz değil, sinsi bir düşman. Size zevk değil aslında acı veriyor.
Bir insanın kendini çevresindekileri, hatta çocuklarını zehirlemesinden
zevk alması düşünülemez. Sevgi ancak canlılara duyulabilir, sigara gibi
son 55 yılda 80 milyon insanı yok eden bir halk düşmanına değil. Olsa
olsa ondan nefret edilir tiksinti duyulur. Öncelikle bunca yıldır sizi
kandırdığı ve aldattığı için, sonra da dünyada her yıl bu maddeden
kurtulamayıp ölüme giden 3 milyon zavallı kurban için bu pislikten
nefret edin. Her fırsatta ona olan nefretinizi artırın. Sigaranın içinde
tütün denilen insandan başka hiçbir canlının yemediği kurutulmuş ot
vardır. Siz daha ilersini hayal edip, bu maddeyi en çok tiksindiğiniz,
iğrenç bulduğunuz nesnelerle özleştirin. Örneğin tütünle birlikte hamam
böceklerinin de kuruyup karıştığını, ya da kurumuş at gübresinin bunun
içine karıştığını düşünün. Bu şekilde tiksintiniz daha da artacaktır.
Neden Başlıyorlar?
Sigara
bağımlılığının çok az fiziksel yönünün yanı sıra, asıl beynimizde oluşan
alışkanlık yönü vardır. Sık sık tekrar edilen her eylem zamanla,
beynimizde alışkanlık yapar. Genelde alışkanlıklar hayatımızı
sürdürmemiz için çok önemlidir. Yürümek, okumak, yazmak, yüzmek, araba
kullanmak; tekrar yapa yapa kazandığımız faydalı alışkanlıklardır. Bir
de sigara gibi kötü alışkanlıklar vardır ki; bunlar da tekrar edilerek
alışkanlık kazanılır. Bu alışkanlığınızı hatırlatacak bütün nesneler ve
eylemler ile otomatik olarak alışkanlığın gereğini yerine getirmeniz
için, beyin emir verir. Bu otomatik şartlanmalarda, bu şartlanmanın
sebebini bilirsek daha rahat karşı koyabiliriz. O nedenle size bu
alışkanlığımızı körükleyecek bu şartlandıran nesne ve eylemlere "ÇIN"
lamalar adını vereceğiz. Asla unutmamalısınız; "siz sigara içmek
istemiyorsunuz" seçiminiz budur. Fakat uzun yıllar sürdürdüğünüz sigara
içme alışkanlığınız, bulunduğunuz çevre ile bağlantılar yapmış
durumdadır. Bazı eşyalar (çakmak, küllük, çay, kahve gibi) ya da
durumlar (yemek sonrası, televizyon seyrederken, arkadaş sohbetleri,
araba kullanırken vs.) size çağrı yapacaktır.
Sigarayı
bıraktıktan sonra bu "ÇIN" lamalar olacaktır. Canınız asla sigara içmeyi
istemediği halde bu "ÇIN" lamalar neticesi, sizde daha önceki
alışkanlığınıza dönük, otomatik tepki verme hali oluşmaktadır. Bu "ÇIN"
lamaları tanımlayıp, sigara içmeme yönündeki seçiminizi ve
kararlılığınızı devam ettirin. Buna karşılık gittikçe azalacak şekilde
sigara içme yönünde "ÇIN" lamalar olacaktır. Bu çınların olması normal
bir gelişmedir. Artık anlamını biliyorsunuz. Herhangi bir şekilde
vücudunuzun tütüne/nikotine ve sigaranın içerdiği diğer zehirlere
ihtiyacı yok. Bu "ÇIN" lamalar bir alışkanlığın terk edilmesi ile ortaya
çıkan arayışlardan başka bir şey değildir. Çınlamaların zamanla çok
azaldığını seyrekleştiğini göreceksiniz.
Neden Bırakmak
İstiyorlar?
1)
Sağlığıma önem verdiğim için
2) Kendimde olumlu değişimler yapmak
için
3) Damarlarımdaki daralmaya engel
olmak için
4) Soluk soluğa kalmamak için
5) Kanser olmamak için
6) Kalp krizi geçirmemek için
7) Nefesimin kötü kokmaması için
8) Üstümün başımın kötü kokmaması
için
9) Çevremdekilerin sağlığını korumak
için
10) Çevremi rahatsız etmemek için
11) Kendime olan saygımı artırmak
için
12) İlkel bir davranıştan kurtulmak
için
13) Öz güvenimi kazanabilmek için
14) Çocuklarıma iyi örnek olmak için
15) Torunlarıma iyi örnek olmak için
16) Öğrencilerime iyi örnek olmak
için
17) Çocuğumun hatırını kırmamak için
18) Paramı israf etmemek için
19) Eşime daha fazla işkence
çektirmemek için
20) Rahat yürümek için
21) Rahat uyumak için
22) Rahat merdiven çıkmak için
23) Sigara sağlığımı ciddi şekilde
tehdit ettiği için
24) Doktoruma giderken utanmamak
için
25) İnsanlarla rahatça öpüşebilmek
için
26) Hızlı yaşlanmamı durdurmak için
27) Özgür olmak için
28) Daha kolay nefes almak için
29) Yemeklerden daha fazla tat almak
için
30) Daha iyi koku almak için
31) Daha fazla zehir solumamak için
32) Kendimle gurur duymak için
33) Kendime olan güvenimin artması
için
34) Kendimin daha değerli olduğunu
görmek
35) Kamuya açık yerlerde, sigara
içmeyenlerin arasında utanıp sıkılmamak için
36) Temiz bir boğaz ve burun ile
nefes almak için
37) Kendime yakıştıramıyorum
38) Sigara içmeyi hiç akıllıca
bulmadığım için
39) Sigaradan tiksindiğin için
40) Sigara denen bu zararlıya
yenilmemek için
41) Sigara tarafından daha fazla
kandırılmamak için
42) Kendimi kurbanlık koyun gibi
görmemek için
43) Doğacak bebeğim için
44) Baba olmanın sorumluğu için
45) Sigaraya daha fazla köle olmamak
için
46) Sigaradan nefret ettiğim için
47) Modern bir insana hiç
yakıştıramadığım için
48) Çevremin şikayetlerinden
kurtulmak için
49) Enerji kapasitemi kaybetmemek
için
50) Kendi kendimin efendisi olmak
için
51) Kaliteli yaşamayı tercih ettiğim
için
52)
.................................................................. ve
sizin daha özel sebepleriniz
"AMA BEN SİGARA İÇMEYİ SEVİYORUM"
Bu cümle sigara tiryakileri tarafından
sıklıkla söylenir. Sigara içmeyenler ise bu kadar zararlı bir şeye olan
bu düşkünlüğe inanamazlar. Aslında tiryakiler yalan söylerler, yalan
söylediklerini kendileri de fark etmezler. Onlar sadece sigara içmeyi
sevdiklerine inanırlar. Eğer beyinleri devreye girmeden sadece vücutları
konuşsaydı mutlaka bambaşka şeyler söylerdi.
Sigara içenler kendilerini sigarasız
düşünemezler, bu onlar için vazgeçilmezdir, içmediklerinde elleri boş
kalır. Pek çoğu bu korkunç maddeyi "en iyi arkadaşım" diye adlandırır,
üstelik bu en iyi arkadaşın kendilerini yavaş yavaş öldürdüğünü bile
bile. Ama gene de en geçerli sigara içme sebebi ona karşı olan
"sevgidir".
Aslında, onları sigaraya bağımlı yapan
şey tam olarak fiziksel değildir. Eğer öyle olsaydı, sigarayı ilk
içtiğimizde hoşumuza giderdi. Kaç insan hayatında içtiği ilk sigaradan
zevk almıştır? Ya da ilk sigarayı içer içmez günde iki paket sigara içen
bir tiryaki haline gelmiştir? Eğer insana öyle mükemmel bir keyif
verseydi herhalde bunlar gerçekleşirdi. Ama hiç kimse, ilk sigarasını
içtiğinde zevkten dört köşe olduğunu söyleyemez.
Aksine ilk sigara içimi, çok keyifsiz,
acıklı, çoğunlukla mide bulantısıyla sonuçlanan kötü bir tecrübedir.
Herkes ilk deneyimini şöyle anlatır: Boğazım yandı ve öksürmeye
başladım. Midem bulanmaya başladı ve saatlerce başım döndü. Dişimi
fırçalasam da ağzımdaki o iğrenç tat geçmedi". "Bir daha hiç sigara
içmemeye karar verdim. Ama arkadaşlarım içiyordu ve ben de
içmeliydim..."
Peki bu kötü ilk tecrübeden sonra, sigara
içmeye devam edilmesinin sebebi nedir? Bunun genel olarak üç sebebi
vardır, birinci ve en yaygın olanı, bizi yaşımızdan daha büyük ve daha
olgun gösterdiğine inanmamızdır. Eğer bir yetişkin gibi sigara içersek,
bir yetişkin gibi görüneceğimizi düşünürüz. Aslında bu doğrudur ama
sadece yaşıtlarımız ve bizden daha küçük çocuklar arasında. Gerçek
yetişkinler, sigara içen ergenlik çağında bir çocuk görünce, onun
sigaraya ne kadar erken başladığını düşünüp, üzülürler.
İkinci sebep, sigara içenlerin daha
cazibeli göründüğümüz yanılgısıdır. Büyüme çağındaki çocuklar genellikle
ünlü artistlerden etkilenir ve kendi imajlarını onlara bakarak çizerler.
Liz Taylor, James Dean, John Wayne, Humphrey Bogart, Suzan Avcı, Neriman
Köksal, Ayhan Işık, Fikret Hakan gibi sigara içmeye çalışır pek çok
genç, bilinçli olarak ya da bilinçsizce. Her gencin kendine seçtiği bir
model vardır. Bahsettiğimiz bu oyuncular, filmlerin en önemli
sahnelerinde hep sigara içerlerdi. Üstelik John Wayne bir Amerikan
sigarasının reklamında bile oynamıştı. Ayrıca hep en seksi diye
tanımlanan aktrisler sigarayla poz vermişlerdir.
Üçüncü yaygın sebep ise arkadaşlardır.
Eğer arkadaş grubunuzdaki herkes sigara içiyorsa ve siz içmiyorsanız,
onlar tarafından büyük ihtimalle tuhaf karşılanırsınız. İlk gençlik
döneminde, asi genç imajı çizmek her zaman eğlencelidir. Sigara asi
gençlerin sembolüdür.
Ancak, oyun gibi başlayan bu korkunç
alışkanlık, ilerleyen yıllarda, içen kişiyi nikotin bağımlısı ve
etrafına dayanılmaz kötü kokular yayarak dolaşan birisi haline
getirecektir.
Bugün sigaranın zararları bilindiği
halde, sigaraya başlayan veya onu bırakamayan insan sayısı da ne yazık
ki hiç de az değil. Ateşin sönmesini engellemek için kimyasal bir
uygulamadan geçirilmiş bir kağıda sarılı zehirli bitki, tohum ve
maddelerden çıkan zehirli bir dumanı içimize çekerek hem kendimizin hem
de çevremizdekilerin sağlını bozmamızın sebebi ancak, bu iğrenç maddenin
arkasındaki maddi kazanç odakları olabilir. Hâlâ bu odaklar, insanları
kendilerini öldürmeleri için motive edebilmekte ve biz de hâlâ bunların
bizim hayatımız üzerinden para kazanmalarına izin vermekteyiz.
Yaptığımız şeyin farkında mıyız? Ne yazık
ki değiliz. Neden sigara içtiğimizi bile sorgulamıyoruz. Bütün
söyleyebildiğimiz, nikotin bağımlısı olduğumuz ve onu bırakmamızın zor
olduğu...
Bu sizce yeterli mi? Yıllarca nikotin
almadan yaşadığımızı unutuyor muyuz? Tüm gelişimimizi, sağlıklı, güzel
kokarak geçirdiğimiz günlerimizi nikotin olmadan yaşıyoruz oysa...
Kendimiz o kadar kandırıyoruz ki, sigara içmeden geçirdiğimiz yılları
silip atıyoruz sanki.
Bazen sigarayı yıllarca bırakan kişiler,
o kadar yıldan sonra, birdenbire bıraktıkları günkü kadar sigara
tüketimine başlayabiliyorlar. Bunun sebebi sadece nikotin bağımlılığı
olabilir mi?
Sigaraya bağımlığı yapan şey nedir? Başta
bahsedilen üç sebepten başka bir şey değildir. Çünkü, sigara içerken
hâlâ olgun, cazibeli ve farklı göründüğümüzü düşünüyoruz. Ötesini de
düşünmüyoruz. Rol yapıyoruz.
Peki ne yapacaksınız? Sizi sigara içmeye
iten sebepleri tekrar düşüneceksiniz. Hem de bir yada iki kez değil
defalarca, binlerce kere. Çünkü yıllardır, bu sebepler sizi binlerce
sigara içmeniz için şartladı. Her sigara vücudunuzun acı çekmesine sebep
oldu. Sigara içmek acı verir, siz bunu hissedemeyecek kadar körelmiş
olsanız da.
Bazen bir kişinin fikir değiştirmesi bir
anda olur. Bazen daha uzun sürer. Kimileri sigarayı birdenbire bırakır,
kimileri yavaş yavaş. Bu beyninizdeki şartlanmanın dozuna bağlıdır.
Şartlanmayı yok ederseniz, sigara içmeniz için bir sebep kalmaz.
Unutmayın, sigarayı bırakmakla, sigara
içme sebepleriniz yok etmek aynı şeyler değildir. Sigarayı
bırakabilirsiniz ama eğer konuyu beyninizden silmezseniz yukarıdaki
örnekteki gibi yıllar sonra hiç bırakmamış gibi başlayabilirsiniz.
Ne kadar sigarayı sevdiğinizi
söyleseniz de, kendinizi kandırmayın. Belki geçmişi değiştiremeyebiliriz
ama sağlıklı bir yarına kavuşabiliriz
"EĞER SİGARAYI BIRAKIRSAM ÖLÜRÜM"
Sigara tiryakilerinin çok sık söylediği
çok acıklı bir cümledir bu...
Bu yaklaşımdan kurtulmak için yapmanız
gereken şey, kendinize şu soruyu sormaktır "sigara içtiğiniz için
kendinizle gurur duyuyor musunuz?" Çoğunlukla, kişiler sigara içmekten
dolayı gurur duymazlar ama sigaraya başlama nedenleri olan kendi
kararlarını verme ve bağımsız olma isteklerini tatmin ederler. Bu
yaptığınızın doğru olduğunuz, siz de dahil olmak üzere kimse söyleyemez.
İşte bu yüzden, sigara bırakma isteğinin sizin içinizden gelmesi
gerekir, başka kimse buna müdahale edemez.
Aslında, gerçekleri göze alarak,
söylemeniz gereken "sigarayı bırakırsam ölürüm", değil, "sigarayı
bırakmazsam ölürüm" olmalıdır. Bu yanlış söylemin altında yatan aslında
"kendimi yanımda arkadaşım sigara olmadan düşünemiyorum. Onsuz
rahatlayamam. Onsuz hiçbir şeyi başaramam. Yaşamak için ona ihtiyacım
var" düşünceleridir. Aslında bu düşünceler size değil, bağımlılığınıza
aittir. Sigara bağımlılarının çoğu, sigarayı bırakmayı denemiştir ve
kendilerini bedenen ve ruhen çok kötü hissetmişlerdir. Evet, bazen zor
olabilir, bazen kendinizi ölü gibi hissedebilirsiniz. Sigarayı
bıraktığınız için asla ölmez aksine hayata yeniden başlarsınız. İlk
birkaç gün içinde tüm kötü hisleriniz yok olacak, canınız bir daha
sigara istemeyecek ve hayatınızın sonuna kadar, sigara içmeden, sağlıklı
bir ömür süreceksiniz. Unutmayın.
|
| SİGARANIN İÇİNDEKİ
ZEHİRLİ MADDELER
SİGARADA KAÇ ZEHİR VAR?
| Sigarada bulunan
zehirlerden birkaçı:
Polonyum - 210 (kanserojen),
Radon (radyosyon),
Metanol (füzeyakıtı),
Toluen (tiner),
Kadmiyum (akü metali),
Bütan (tüpgaz),
DDT (böcek öldürücü),
Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri),
Aseton (oje sökücü),
Naftalin (güve kovucu),
Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri),
Arsenik (fare zehiri),
Amonyak (tuvalet temizleyicisi) ,
Karbon (eksoz Monoksit gazı),
Nikotin
ve 3.885 toksik madde.
Sonuç olarak ciğerlerimizde oluşan
Katran (asfalt). |
SİGARANIN ZARARLARI
SİGARANIN İÇİNDE NELER
VAR?
Sigaranın içinde ortalama 44 adet
zehirli madde vardır. Bunlar kanserojen maddelerdir ve en
tehlikelileri arsenik, benzin, kadmiyum, hidrojen siyanid, toluene,
amonyak ve propilen glikoldur. Örneğin; siyanid kesinlikle öldürücü
bir zehirdir.
SİGARA İÇMENİN VÜCUDA
ETKİLERİ
Artık herkes sigaranın ne kadar ne kadar
zararlı olduğunu biliyor. Tütünün kanserojen olduğunu duymayan, bilmeyen
kalmadı. Ancak, sigaranın zararları bununla bitmiyor, her türlü kalp ve
akciğer hastalığına yol açıyor, damar tıkanıklığı felce kadar
götürebiliyor.
İlk
nefes ... ve sonrası
Sigara içtiğiniz anda, vücudunuz
etkilenmeye başlar. Nabzınız yükselir, daha hızlı nefes alıp vermeye
başlarsınız. Kan dolaşımınız yavaşlar. Sigara içinde yaklaşık 3.700
zehirli madde barındıran bir karışımdır. Bunların büyük bir bölümü
kanserojendir. En zararları da karbon monoksit, hidrojen siyanid ve
amonyaktır ve bu zehirli kimyasal maddeler, bir nefes sigarayla kan
dolaşımınıza karışır. Bunun sonucunda, astım, ciğer yangısı, göğüs
ağrıları başlar. Daha sık nezle, grip ve soğuk algınlığı geçirmeye
başlarsınız.
Her on üç saniyede bir kişi, sigaraya
bağlı bir hastalıktan hayatını kaybetmektedir. Her yıl dünyada
2.500.000 milyon kişi sigara yüzünden hayatını kaybetmektedir. Bu
ölümlerin başlıca sebebi akciğer kanseridir, ikinci önemli sebep kalp
hastalıkları ve diğer kanser türleridir.
İnsan vücudunda, hiçbir bölüm yoktur ki;
sigarada bulunan kimyasal maddelerden etkilenmesin. Bu bölümde,
vücudunuzda kısa bir tur yapacağız ve vücudunuzun ne halde olduğunu size
göstereceğiz:
Baş ve Yüz
Bir sigara bağımlısı olarak, ağız
kanserine yakalanma riskiniz çok yüksek. Ayrıca tütün duman diş eti
hastalıklarına yol açar, diş çürümesine ve nefesinizin kötü kokmasına
sebep olur. Bunların yanı sıra sigara bağımlılarında kronik baş
ağrılarında rastlanır. Beyne giden oksijende azalma olur bu da beyin
damarlarının daralmasında neden olur. Bu durum kişiyi felce kadar
götürür.
Akciğer ve Bronşlar
Soluk borunuzdan ve bronşlarınızdan geçen
duman göğsünüze iner. Sigara dumanındaki hidrojen siyanid,
bronşlarınızın çeperini yakar ve kronik öksürük ortaya çıkar. Bronşlar
zayıfladıkça, bu bölgede pek çok hastalık oluşur. Akciğer salgılarında
azalma olur ve bu da kronik öksürüklere yol açar. Sigara içenler,
içmeyenlere on kat daha fazla akciğer kanseri olma riski taşırlar.
Kalp
Sigaranın kalbe verdiği zararlar tek
kelimeyle yıkıcıdır. Nikotin kan basıncını yükseltir ve kanın daha çabuk
pıhtılaşmasına sebep olur. Sigarada bulunan karbon monoksitin kandaki
oksijeni yok etmesiyle damarlarda kolesterol depolanır ve bu da kalp
krizi riskini arttırır. Bunun yanı sıra, kan dolaşımı bozukluklarına
bağlı olarak, felç, parmaklarda kangren ve iktidarsızlık, sigara
içenlerde çok sıklıkla görülen hastalıklardır.
Organlar
Sigaranın sindirim sistemine pek çok kötü
etkisi bulunmaktadır. Sigara tüketimine bağlı olarak, midede asit
salgılanması artar, mide yanmaları ve ülser başlar. Sigara
bağımlılarında pankreas kanseri çok sıklıkla ortaya çıkar, büyük ölçüde
ölümle sonuçlanır. Sigaranın ihtiva ettiği kanserojen maddeler, idrarla
dışarı atılır ancak bu maddelerin vücuttaki varlığı mesane kanserine yol
açar. Sigara yüzünden oluşan yüksek kan basıncı ise böbreklere büyük
zarar verir.
Sonuçlar
Sigaranın sağlık üzerindeki kötü etkileri
araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu araştırmalar göre, sigara tiryakisi
erkeklerin %40'ı henüz emeklilik yaşına gelmeden hayatını
kaybetmektedir. Bu oran sigara kullanmayanlarda %18'dir. Sigara kullanan
kadınlarda ise rahim kanseri riski çoğalmaktadır, hamile kadınların
sigara içmesi ise sakat ve ölü doğumlarla sonuçlanmaktadır.
Tüm bunlara rağmen, sigarayı bıraktığınız
anda vücut kendi kendini tamir etmeye başlar. On yıl içinde vücut hiç
sigara içmemiş gibi olur. Ancak, sigarayı bırakmak için kanser ya da
kalp hastası olmayı beklerseniz, vücudunuzun kendini tamir etmesi için
pek fazla vakti olamayacaktır. Ne yazık ki, bu hastalıklar çoğunlukla
öldürücüdür. Sigarayı bırakmanız için daha iyi bir sebep olamaz. Ne
Dersiniz?
SİGARANIN PSİKOLOJİK
ETKİLERİ
Sigara tiryakileri sigara içme
isteklerini genellikle şöyle açıklar:
- Gergin olduğum zaman içiyorum.
- Dikkatimi toplamak için içiyorum.
- Canım sıkkın olduğu zaman içiyorum.
- Üzgün olduğum zaman içiyorum.
- Sinirli olduğum zaman yatışmak için içiyorum.
Yalnızca bir sigara bu kadar çok şey
verebilir mi? Bu sorunun cevabı sigaranın barındırdığı kimyasal
maddelerin psikolojik etkilerinde yatıyor.
Nikotin - Güçlü Bir Uyarıcı
Sigara bağımlılarını kendisine bağlayan
nikotin; kokain yada amfitemin kadar güçlü ve onlara benzer bir
uyarıcıdır. Tiryakiye sürekli sigara içme isteği veren şey de odur.
Nikotin sigara içen kişiyi uyarır, kalp çarpıntısına, yüksek tansiyona,
kişinin nefes alıp verişinin hızlanmasına sebep olur. Ne yazık ki, bu
etkiler yirmi dakika içinde kaybolur ve tiryaki bir sigara daha yakar.
Karbon Monoksit ve diğer
Sakinleştiriciler
Hem sigara dumanında hem de alkolde bazı
sakinleştirici maddeler bulunmaktadır. Sigarada bulunan karbon monoksit,
kişiyi sersemleştirir. Bu kimyasal maddeler, kısa bir süre için
gerilimi, kızgınlığı ve diğer güçlü hisleri bastırır.
Diğer Psikolojik Etkiler
Pek çok sigara bağımlısı için, sigara
içmek törensel bir şeydir, kişi işini bırakır, paketten bir sigara alır,
onu yakar, dumanı içine çeker ve dışarı verir, kendisini rahatlattığını
düşünür. Ayrıca sigaranın yanında bağımlılar genellikle, kahve, çay yada
alkol alırlar. Bu öyle bir zevk haline dönüşür ki, kişi için sigarayı
bırakmak imkansızlaşır.
Bağımlılığın Gücü
Eninde sonunda, sigara kullanan herkes,
nikotin ihtiyacı duymaya başlar. Nikotin güçlü bir uyuşturucudur ve
mutlaka bağımlılık yapacaktır. Nikotine bağlanan bir vücut, beyne
sürekli nikotin istiyorum mesajı yollayacaktır ve bağımlı kişi sigara
üstüne sigara yakacaktır.
Bilmek Güçlenmektir
Sigara yakmanızı sağlayan şeyleri ve
sigara içtikten sonra hissettiklerini gözden geçirin. Bu hisleri
tanımlamanız sigarayı bırakmaya karar verirken size yardımcı olacaktır.
PASİF İÇİCİLİK, AKTİF
ZARAR GÖRME
Sigara dumanının zararları saymakla
bitmez ve sadece sigara içenler için değil içmeyenler için de çok
zararlıdır. Sigara, puro ya da pipo içen bir kişinin yanında duran kişi
hem yanan tütününün hem de sigara içen kişinin dışarı verdiği dumanı
solur ve oldukça büyük bir zarar görür.
Her yıl binlerce pasif içici, sigara
dumanın verdiği zararlardan dolayı hastalanarak, hayatını
kaybetmektedir.
Zehirli Duman
Pasif içiciler, sigara içen kişilerin
yanında durarak 3.700 çeşit kimyasal gazdan zarar görmektedirler.
Bunların büyük bir kısmı zehirlidir, geriye kalan kısmı da kanserojen
benzopyrene ve formaldehyde gazlarıdır.
Sigara dumanına ne kadar çok maruz
kalırsanız, kalp krizi geçirme ve akciğer kanseri olma riskiniz o oranda
artar.
Risk Altındaki Bebekler ve Çocuklar
Ne yazık ki, çocuklar için risk çok daha
ciddidir. Çünkü, akciğerleri henüz gelişmektedir ve onlar yetişkinlerden
daha fazla ve hızlı nefes alıp veririler. Sigara dumanına maruz
bırakılarak, pasif içici durumuna düşürülen çocuklarda, kulak ve boğaz
enfeksiyonları, bronşit ve zatürree sıklıkla görülen hastalıklardır.
HAMİLELİKTE SİGARA KULLANIMI
Sigarayı bırakmak için sebepler saymakla
bitmez. Eğer bir bebek istiyorsanız ya da hamileyseniz, sigarayı
bırakmak için daha önemli bir sebep olamaz. Doğacak bebeğin sağlığı
sizin için her şeyden önemli olmalıdır. Şu gerçekleri asla unutmayın:
Sigara ve Bebeğin Kilosu
Hamileyseniz ve sigara içiyorsanız,
henüz doğmamış bebeğinize de sigara içiriyorsunuz demektir! Sigara
içen annelerin bebekleri, içmeyen annelerin bebeklerine göre daha zayıf
doğmaktadır. Eğer, hamilelik sırasında çok sigara içerseniz (bir
paketten fazla), bebeğinizin kilosu daha da düşük olacaktır. Daha da
kötüsü, nikotin bebeğinizin gelişimi için çok gerekli olan oksijeni yok
edecektir. Bebeğin gelişimi tehlikeye girecektir. Sigara içen bir
annenin zayıf ama önemli bir sağlık problemi olmayan bir bebek dünyaya
getirdiğini düşünelim. Doğumdan sonra, bebek kilo alacaktır ama yedi
yaşına geldiğinde, yaşıtlarından çok daha zayıf, daha kısa boylu
olacaktır. Zekasının düşük olma ihtimali de çok yüksektir. Okula
başladığı zaman, sigara içmeyen annelerin çocukları daha çabuk
okuma-yazma söküp daha başarılı olurken, bu zavallı çocuk annesinin
sigara içmesi yüzünden her konuda yaşıtlarından daha geri kalacaktır.
Sigara ve Bebek Ölümleri
İstatistiklere göre, sigara içen
annelerin düşük yapma ve ölü doğum yapma oranı içmeyenler göre %50 daha
fazladır. Ayrıca, sigara içenlerin bebekleri 21/2 oranında aniden ölüm
riski taşır. Eğer hamile olmadan önce sigarayı bırakırsanız, tüm bu
riskler dört ay içinde yok olacaktır.
Sigara ve Sağlınız
Anne olmak çok zor bir iştir. Çok
sorumluluk gerektirir. Her anlamda sağlığınız iyi olması gereklidir.
Sigara içen insanlar, içmeyenlerden daha çok hastalanır, hemen hemen
hepsinde ciddi sağlık sorunları çıkar ortaya. Dünyada, her yıl akciğer
kanserinden ölen sigara tiryakisi kadın sayısı 30.000'dir. Sigarayı
hemen bırakırsanız, çocuklarınızla geçireceğiniz yılları arttırmış
olacaksınız unutmayın.
Sigara ve Aile Sağlığı
Sigara dumanı, pasif içiciler için de en
az aktif içiciler kadar zararlıdır. Bu durum, çocuklar için daha da
endişe vericidir. Onların bünyesi daha zayıftır ve henüz gelişme çağında
oldukları için, oksijene, temiz havaya olan ihtiyaçları yetişkinlerinden
daha fazladır. Lütfen, çocuklarınızın yanında sigara içmeyin. Onları
kendi ellerinizle zehirlemeyin.
Sigarayı Bırakarak Kazanacaklarınız
Siz sigarayı bırakınca, bebeğinizin
kazanacakları sizin için yeterli değil mi? Onun sağlıklı doğması,
sağlıklı büyümesi anne-baba için büyük bir hazinedir. Evinizde sigara
tüketimi sona erdikten sonra, çok kısa bir süre içinde hem siz hem de
tüm aileniz daha temiz ve sağlıklı bir ortamda yaşamaya başlayacaksınız.
Kısa sürede, hiç sigara içmeyenler gibi sağlığınıza kavuşacaksınız.
Sigara bırakmak çok kolay bir değildir,
ama asla imkansız değildir. Kendinize bırakmak için bir tarih ve bir yol
belirleyin. Aileniz için yapabileceğiniz daha iyi bir şey olamaz.
SİGARANIN GENÇLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Sigaranın gençler üzerinde kısa vadede
yaptığı etkiler, genellikle solunum yollarında yoğunlaşmaktadır.
Ergenlik çağındaki sigara bağımlılarında ortaya çıkan nefes darlığı
önemli bir problemdir.
Ayrıca,
sigara diğer uyuşturuculara bir basamak olmaktadır. Sigara kullanan
gençlerin büyük bir kısmı içki de içmeye başlamaktadırlar. Sigara
içmeyen gençlere göre sekiz kat daha fazla uyuşturucu kullanma riski
taşımaktadırlar. Sigara içen gençlerde davranış bozukluğu da
görülmektedir, bunlar; kavgacılık, belli bir çeteye girme yada dikkatsiz
ve tedbirsiz cinsel ilişkiler olarak ortaya çıkmaktadır. Sigaraya alışan
gençler, başka bir uyuşturucu kullanmasa bile, sigara bağımlısı
yetişkinler haline gelmekte ve sağlıklarını tehdit eden kimyasal
maddelere bir ömür boyu maruz kalmaktadırlar.
Sigara içen kişilerin akciğerleri
görevlerini tam olarak yapamazlar. Sigaraya ne kadar erken başlanırsa,
akciğerler o kadar çabuk fonksiyon kaybına uğrayacaktır, akciğer kanseri
riski de aynı oranda artacaktır. Kişi sigara içmeye ne kadar devam
ederse, kansere yakalanma riski o kadar artar.
Yetişkinlerde sigara kullanımı, kalp
hastalıklarına ve felce yol açmaktadır ama bu durum gençlerde zaman
zaman görülmektedir.
Sigara enerjisinin ve sağlığının
zirvesinde olan bir genç insanın fiziksel kondisyonunu giderek
düşürecektir. Spor yapan bir genç, nefes nefese kalıp, giderek
hareketsizleşecektir.
|
| SİTE OPERATÖRÜ
ABDULLAH GÖZAYDIN : 30 yaşına kadar günde bir-iki paket sığara
içtim 30 yaşına geldiğimde üç katlı bir merdiveni her katta dinlenerek
çıkmaya başlamıştım. Bir devre maç yapamaz olmuştum Bir vesile ile
sigarayı bırakmaya karar verdim 3-4 ay bocaladıktan sonra allahın izni
ile başardım ve 23 yıldır artık 5-6 katlı merdivenleri inanın koşarak
çıkıyorum bugün bile lütfen sigaradan beklediğiniz umudu kesin sigara
umut değil umutsuzluktur. her konuda insanı helak ediyor kurtuluş
gerçekten sigarasız hayattadır. |
| |
|